Sayfalar

14 Ocak 2013 Pazartesi

UNUTMUŞTUK

   
         Gerçi unutmuştuk değil mi, aşk acısını içimize sindirebilmiştik. Geçtiğimiz tüm yollardan geçerken ayrı ayrı, seviştiğin onca kadına ve ben de onca adama bize rağmen bize hiç benzemeyen bir şekilde sarılmıştık uzak, yabancı,acınası...Hatırlamıyorduk değil mi, unutmuştuk, eskitmiştik utanmazca ahlaksızca hem de mazimizi. Mazimiz olmasın istiyorduk beraber, seviştiğimiz günleri, yorganın altına kıvrılıp tenlerimizin birbirine değdiği günleri hatırlamak istemiyorduk. Unutmuştuk ama başarılıydık bu konuda, hiç tahmin edemediğimiz kadar başarılıydık. Bedeninin uyumlu devinimleriyle ağışını izlediğim terinin kokusunu da unutmuştum.
Bedenimin üzerine usulca kıvrılan bedenini izlediğim tüm günlerimizin ardına yaslanıp unutmayı seçmemizle başlayıp unutmaya çabalamakla sonlandırıyorduk şimdi her günü. Gerçi unutmuştuk ama değil mi aşkımızı. Duvarlara sesin sinmişti ya zorlaştırır sandım başta unutmamı ama başarılıydım unutmuştum işte, beraber unutmuştuk, belleklerimizde tek bir iz bile kalmamıştı. Sahi bir zamanlar sevgili miydik gerçekten? diye soracak kadar başarılı olmuştuk, ürpertici...Korkutucu bir şekilde uzaktan bakınca gördüğüm şey senin de aynı benim gibi olman. Aynıyız, aynı duyguyla sarılıyoruz unutmaya hatırlamamaya mazimizi. Beraber gittiğimiz yerlere gitmiştik ayrı ayrı ve ilk defa gelmişiz gibi hissetmeyi nasıl becerebilmiştik böylesine aldırışsız umutsuz, yadsımadan hemde. Deforme olan uzuvlarımızı sardık başka adamlarla başka kadınlarla, korkunçtu bu; tüm tanışma ısınma turlarını geriye itip atlamıştık başka kollara sapkın hislerimizle belki de. Korkunçtu bu, bitişik odaların rastlantısal biçimsizliğinde kaynaştığımız tüm otel odaları korkunçtu. Uzun sürecek gibiydi bu anlar, bitecek gibi gelip zamanın içinde süregelen...Gerçi unutmuştuk ama değil mi birbirimizi, aşkımızı, acısını içimize sindirebilmiştik değil mi?

Hiç yorum yok: