Sayfalar

23 Mayıs 2013 Perşembe

İÇİYORUM

     Aşkın gerçek olduğuna inandırdığım günden beri kendimi yalnızım, senin verdiğin cesaretle esip gürlemişim hep aşk hakkında. Çekinmeden utanmadan hakkımızda konuşmuşum. Gelecek günlerden bahsetmene izin verdiğim günden beri yanlış bi hikayenin içinde oradan oraya savrulmuşum. Sana inandığım günden beri, aşka inandığım günden beri perişanım. Şimdi olmayacak hayaller peşinde amaçsız koştuğumu anladım sayende. Senin anlattıklarınla kendime bi yol çizmişim doğru, sen kendini o yolda benle yan yana yürürken düşünmediğin halde, seni yanımda o yolda düşlemişim. Elimi tutmanı yanımda olmak istemene bağlamışım, seni seviyorum cümleni kalbinden geçen sanmışım. Sana inandığım günden beri yalnızım ben, senin bana inandırdıklarınla, olmayacak hayallerimle baş başayım. Benim suçum sana inandım sana güvendim, hepsi benim suçum. Yerle bir etmeni izledim usulca inancımı aşka sana, sen arkanı dönüp giderken ben un ufak oluşumu izledim. Ellerimi yalanlarına bulaştırmışım dudaklarımı sahteliğine bulamışım. Masalına ortak olmuşum gerçek olacağını sanarak, aptallığıma içiyorum şimdi, sarhoşluğum yalanlarından, acımdan. Gideceğini düşünemedim, inandırıp beni gelecek günlere, yarınlara öyle saçma sapan düşlerinle bırakıp gidebileceğini düşünemedim, aptalım aptallığıma içiyorum şimdi.

10 Mayıs 2013 Cuma

GEÇMİŞ ZAMAN DİLİMİ

      İlişki değilmiş bizimki, çok gerisinde kalmışız bu kelimenin senle biz. Uzakmış bize aşk aslında, bi güç savaşına dönüştürmüşüz ilişkiyi; mağduru oynamışız kimi zaman, kimi zaman da zalimi. Zalimlik yapmışız hep, farkına varamayışımızın kurbanı olmuşuz. Duygularımız törpülenmiş beraberliğimiz anlamını yitirmişiz en sonunda. Bitmesini usulca izlemişiz beraber, beraber yaptığımız tek kalan şey bu olmuş hatta. Uzun cümleler kurmaktan vazgeçmişiz, içinde bolca emir kipleri olan kısa cümleler kurmaya başlamışız. Mış mış mış şimdi seninle her şeyimiz geçmiş bi zaman dilimine yayılıp geniş zamana yayılamamanın acısında ızdırabında.