25 Aralık 2013 Çarşamba
BIRAKTIM
Uzağındaymışım gibi tanıdık bi yabancıymışım gibi artık sana göre yokmuşum gibi davranmana dayanamıyorum. Yaralandım, dingin bi akşamın serinliğinde gözlerinde yok oluyorum usul usul. Zamana rengini veren kalbinde kendime yer bulamıyorum artık zamansızlığına sövüyorum gidişinin. İçime içime üfüren soğukluğunda buz tuttum, üşümem geçmedi, tüm ısınmalarım yalanmış meğer sensiz yokluğunda. Boğazıma çöküyor sonra avuçlarının hayali, ödünç ver dudaklarını ödünç ver sesini. Geçimsizliğim sensizlikten, gidişinden, alçaklığından. Karışıklığıma geldin şimdi yalnızlığıma gidiyorsun beni de alıp yanına gidiyorsun. Uzanıp tutsaydın düşümüzü, bozuk şimdi geçmişimizden yapılma tüm hayallerimiz. Ben yokmuşum gibi davranmana dayanamıyorum tüm iyi günlerimizi unutmana dayanamıyorum benim unutamayaşıma dayanamıyorum. İttin elinin tersiyle iyi günlerimizi, arkasına saklanıp lanet gururunun kaçtın bizden şimdi beni hiç sevmemiş gibi davranmanı kaldıramıyorum. Gelemiyorum sana, gidemiyorum senden, kaçamıyorum da bekleyemiyorum sensiz tek bi günü bile geçiremiyorum artık yapamıyorum. Islanan kirpiklerimde hayalin üşüyorum donuyorum. İzledim uzakları sıralamanı aramıza mesafeleri koymanı elim yüreğimde beni sevmeyişini izledim. Şimdi tükendim bıraktım kendimi sende seni de içimde öylece ikimize bıraktım....
22 Aralık 2013 Pazar
BAŞKALARINI
Tırnak içine aldım dediklerini, sonralarıma kazıdım öpüşlerini, sildin süpürdün bizi kalmadık birbirimizde kötü anlarımızda kaldığımız kadar. Hiç ettin bizi, paramparça ettin, alçaksın çürüttün içimizi, rezil ettin duygumuzu, sevişe sevişe kahrettik birbirimizi. Yapma tutma yapma bakma yapma dokunma daha fazla...yalnızlığını ruhuma sattın tenime kazıdın tenini şimdi unut diyorsun, şimdi ben gidiyorum sen kal diyorsun acı içinde kıvran Allah belanı versin diyorsun. Bitiyorum görmüyorsun, ölüyorum bilmiyorsun. İçime içini sindirdim ben gidişine en sağlam küfürümü ettim beklemekten de vazgeçtim gelme. Gidemediğin yollarımın hepsinin canı cehenneme nefret ediyorum kendimden mutlu ol, öptüğün ben değilim tuttuğun el benim değil kahroluyorum perişanım mutlu musun şimdi... Yazık rüzgarında oradan oraya savruldum yazık ettin bize, peşi sıra geldi şevişmelerimiz bizi bitirdin bitiremedin kimsesizliğimizi. Çıldırasıya öpüştük terkettin oysa bizi şehvetimize yenildik kopamadın tenimden koptuğun aşkımıza inat kopamadın dokunuşlarımızdan. Oysa parmaklarımı kesiyordu benim olmayışın, başkasına sevgilim deyişin, derimi yüzüyordu içinin içime kapanıklığı kaburgalarımı kırıyordu umursamazlığın bana karşı. Şimdi git başkalarını öp şimdi git başkalarını umursa şimdi git başkalarını sev...
21 Aralık 2013 Cumartesi
SABAHA KADAR
Bir yetmişlik rakı olsa sabaha kadar içerim gibime geliyor, sabaha kadar seni düşünerek içerim, zil zurna sarhoş olana kadar, içimdeki seni yerli yersiz her yere kusana kadar içerim. Sonra unuturum belki seni, sarhoşluk unutturur seni, faydasız ne kadar bilgi varsa dökülür zihnimden belki. Ya da ortalık sadece sen olur, sadece senden bahsederim kâh ağlayarak kâh kahkaha atarak. Sonra devam ederim içmeye anlata anlata seni içerim kusarak içimdekileri seni yine içerim. Sırtını döndüğün hayallerimize içerim, ikimizin olan hiç bir şey kalmadı, yüzüme bak... Bakmalısın, bırakmalısın geride olanları ya da beni bırak, bi kere daha bırak, öncekinden daha alçakça bırak daha acıtarak bırak, biliyorsun daha da acıyacak içim. Hadi bi kere daha bırak beni sonra arkanı dönüp bizle ilgili hiç bi şey düşünmeden defol git yanımdan, sol yanımdan. Bi yetmişlik rakı olsa sabaha kadar içerim gibime geliyor, sabaha kadar seni unutana kadar, canımın acısı geçene kadar....
Şimdi bi yetmişlik rakı olsaydı sabaha kadar içerdim şuan içtiğim bardak bardak kola yerine...
Şimdi bi yetmişlik rakı olsaydı sabaha kadar içerdim şuan içtiğim bardak bardak kola yerine...
7 Aralık 2013 Cumartesi
Kaydol:
Yorumlar (Atom)