Gün ışığı yemiş dudaklarından dökülen sözcüklerden yapay bir göl oluştu aramızdaki mesafede. Aramızdaki mesafeyi derinleştirmeye hevesli gibiydin, bunu için galiba senden biraz daha nefret etmem gerekiyordu. Nefret çok güçlü bir duygu, bu yüzden kalbim çekiniyordu bu duygunun gerçek oluşundan. Gerçek oluşundan çekiniyordum, ölesiye korkuyordum senin benden soğumandan. Sabah uyanıp kendi kendime tekrarlayıp duruyordum hayırlısı neyse o olsun diye. Hayırlısı neyse o olacaktı tabii. Tevekkül etmek ve hayırlısını dilemek güçlü bir duaydı kalbimi ferahlatan. Eskilerden yapılmış yeni bir duyguya teslim olmadan önce, tüm eskileri silmek gerekiyordu. Geçmişi silmek, geride kalan anıları silmek, seni silmek, gittiğimiz yerleri silmek, okuduğumuz kitapları izlediğimiz filmleri unutmak...