Sayfalar

5 Mart 2013 Salı

BİZDEN

      Uzayan cümlelerimden nefret ettiğini söyledin ben de nefret ediyorum cümlelerimden. Öznesi gizli, üstelik içinde bizi barındıran tüm cümlelerimden nefret ediyorum ben de aynı senin gibi. Bizden çaldılar zaten bizi, geriye senin acıklı benim ürkütücü; yalnızlığımız kaldı, yanımdasın ama cümlelerimden nefret ediyorsun ben de nefret ediyorum. Nefret etmek hem bu kadar yakışmamıştı ikimize de, yakışmayan o kadar çok şey yaptık ki ikimizde utanmıyoruz bile, utanmak da soylu bi davranış kimine göre bana göre kayıp. Tüm cümlelerimden nefret ettiğini söyledin, benim kelimelere olan düşkünlüğümü bile bile söyledin, bilerek söyledin, canımı acıtmak için söyledin, şimdi sırf sen nefret ediyorsun diye ben de nefret ediyorum tüm cümlelerimden, uzun kısa hepsinden. Hem sana da kurulmamıştı ki çoğu zaten, gizli öznesi sen değildin hiç birinin, sen hep eki oldun cümlelerimin çekim ekiydin hani başka bi türe dönüştürmeyen kelimeyi kökünü değiştirmeyen, sadece bi -ler -lar ekiydin. Şimdi daha çok nefret edebilirsin cümlelerimden daha çok nefret et, ben de nefret karşılığını bulmuşken. O şiirleri de sana yazmadım, hep üstüne alınıyordun içimden gülüyordum ben de, hem de kahkahayla, hiç biri sana yazılmadı. Hiç biri seni anlatmıyor yazılarımın daha çok nefret et hadi benden daha çok nefret et, o kadar nefret et ki ikimizde boğulalım o nefretin içinde, cümlelerimden nefret et şiirlerimden, yazılarımdan, benden, bizden....
uzayan cümlelerimden nefret ettiğini söyledin, anlamalıydım kaybettiğimiz duygularımızın içine sızan kelimeleri yerli yersiz ve fazla kullanarak uzattığım, eskittiğim, anlamını değiştirdiğim cümlelerimden nefret ettiğini anlamalıydım. Şimdi bi kere daha nefret et benden anlayamadığım için...

Hiç yorum yok: