6 Şubat 2013 Çarşamba
GİDİŞ
Biçimsiz sonların gasbına uğradı ucuz kokulu hayalleri, gerçekleşmelerine saniyeler kala. Hayalleri vardı soluk renkli, ten rengine yakın seçilen giysilerin kombinleri gibi iticiydi de. Hayallerinden gemiler de yapmştı zamanında şimdi zamanı değildi belki de bunları anlatmanın gece yatarken sarılacağı hayalleri artık yokken.. Kalamış parkındaki kaydırak gibi yapayalnızdı, acıtmıştı canını onun gidişi. Gidişler üzerine yazılan onca yazı varken bi yenisini daha eklemek hiç de sevimli değilken satırları doldurdu usulca, onun gidişi. Üzerinde; kelimelerin yokluğunu anlatmaya seferber olduğu perişanlık vardı, bitiklik hani şu en acınılasından en vahiminden olan. Üzerinde tüm yenilmişliği vardı hayata, onun gidişiyle şimdi yeni anlamlar kazanan, kazanan da vardı hani bunca yenilmişliğinin arasından ne zavallıca. Hiç bi gidişte bu kadar yetkin olmamıştı kelimeler bu gidişi anlatmaya. Cuk diye oturmuştu her şey yerine, her şey yerli yerindeydi; onun gidişi, bu perişanlık seçilen bu zaman dilimi mükemmelce, bi gidiş ancak bu kadar güzel ayarlanabilinirdi, böyle kusurcuzca. Tertemiz bi gidişti, pırıl pırıl bi gökyüzünün altında yağmurda yıkanan tertemiz bi gidişti. Yalnızlığın bile artık bi tadı vardı damakları kamaştıran. Soluk hayallerinden intikam alırcasına tüm renkleri renksizleştirdi içinde gidişine duyulan kızgınlıkla. Kızgınlık sadece bi parçasıydı hislerinin kocaman yalnızlığı kırgınlığı incinmişliği onun gidişiyle somutlaşan hırçınlığı vardı. Üstelik bu kadar mükemmel bi gidiş vardı ortada sanki ilişki mükemmeldi de bitişi de mükemmel olmuştu. İlişkiden bahsetmek saçmalıktı bu kadar parçalayıcı bi gidiş vardı geçmişte yaşanılan ilişki artık umrunda değildi nerede hata yaptım nerede hata yaptık diye düşünmek ahmaklık olurdu. Başlayan neyse gidişiyle başlamıştı, ondaki bu kahrolmuşluk gidişiyle biçimlenmişti. Mevsimlerin tüm zaman dilimlerinde onun gidişinin izleri vardı. Hevessiz neşesiz nefessiz kalmıştı, tam bi olursuzluk vardı tüm olurların içinde. Gidişiyle değerlenen anlar serisinden yastıklar yapmıştı kendine tekrar uyuyabilmek için. Uzun yıllar, gürültülü yokluklar, soluk renkli hayaller vardı yaşanılmaya değer hayatla bir gidişe bağlanan hayat arasında...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder